• Anayasa Hukuku

Anayasa Hukuku

Henüz Değerlendirilmemiş Yorum Yap
27,50TL 19,25TL

Kazancınız 8,25TL

Savaş Yayınevi
ISBN:
9786055343316
Dil:
Türkçe
Kategoriler:
-
Hukuk
-
Hukuk Ders Kitapları
  • Aynı Gün Kargo

  • Para İadesi Garantisi

Paylaş

 
ANAYASA HUKUKU
Prof.Dr. ŞÜKRÜ KARATEPE Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi
Türkiye’de anayasacılık hareketinin başladığı 19. yüzyılda,
anayasadan söz edildiğinde, “devlet iktidarının kuruluş ve işleyişinin
hukukla sınırlı bir düzene bağlanması” akla geliyordu. İktidarın
sınırlanmasının amacı ise, “yönetilenlerin hak ve özgürlüklerini
güvenceye almaktı”. 20. yüzyılın ilk yarısında güçlenen otoriter ve
totaliter sistemlerde, anayasacılık önemli bir anlam kaybına uğradı.
Dönemin komünist ve faşist rejimlerinde, iktidar partilerinin ideolojik
amaçlarının gerçekleşmesi, hak ve özgürlüklerden daha önemliydi. Bu
nedenle anayasaların, iktidarı sınırlama ve özgürlükleri koruma işlevi
ikinci plana düştü.
20. yüzyılın ilk yarısında, tarihinin en köklü değişimini
gerçekleştiren Türkiye, önce geleneksel monarşiden meşrutiyete, daha
sonra da meşruti monarşiden cumhuriyete geçti. Savaş sonrasının
olağanüstü şartlarında kurulan cumhuriyet, Batı’da egemen olan
totaliter sistemlerin de etkisiyle, tek partili siyasi rejim olarak doğdu.
Tek parti yönetimi, döneminde etkili olan faşist ve komünist
rejimlerde olduğu gibi, iktidar partisinin ideolojisini anayasaya dâhil
ederek, devletin resmi ideolojisi haline getirdi.
1946’da çok partili hayata geçilirken, tek parti yönetiminin
ideolojik dayanağını oluşturan anayasa hükümleri değiştirilmedi. Çok
partili dönemde ise, seçimle gelen siyasi iktidarların, tek parti
ideolojisinin dışına çıkma girişimleri darbelerle bastırıldı. Askeri
darbe ürünü olan 1961 ve 1982 Anayasaları, asker ve sivil
bürokrasinin siyasi hayat üzerindeki vesayetini kalıcı hale getirdi.
Ordu ile yüksek yargı ittifakının darbe tehdidi altında ezilen Türk
demokrasisi, 20. yüzyılda askeri vesayetten ve tek parti ideolojisinden
arındırılmış, sivil bir anayasa yapmayı başaramadı.
1982 Anayasası, yürürlüğe girdiğinde, düşünce, inanç,
örgütlenme ve siyasete katılma özgürlüklerini sınırlayan otoriter
hükümleriyle, Türkiye’nin demokratik kazanımları için tehdit
oluşturuyordu. Neyse ki, ilk haliyle fazla destek bulamayan Anayasa,
henüz darbeyi yapan generaller yönetimdeyken değiştirilmeye
başlandı. 1987’den itibaren, ağırlıklı olarak, Avrupa Birliği
kriterlerine uyum sağlamak amacıyla, 18 değişiklik paketi yürürlüğe
girdi. Değişiklik paketlerinde, anayasanın demokratik hak ve
özgürlükleri tehdit eden hükümlerinin çoğu yeniden yazıldı; üçte ikisi
yenilenen ve sistematiği bozulan anayasa, dil ve anlatım bakımından
tam bir yamalı bohça haline geldi.
Siviller tarafından hazırlanan, demokratik ve özgürlükçü bir
anayasa yapılması konusunda, çeyrek asrı aşan yoğun tartışmaların
ardından, nihayet 2012’nin başlarında TBMM’de “Anayasa Uzlaşma
Komisyonu” oluşturuldu. TBMM’de grubu bulunan partilerin eşit
olarak temsil edildiği Komisyon, uzun bir hazırlık döneminin ardından
yeni anayasayı yazmaya başladı. Böylece Türkiye’de ilk olarak,
Parlamentoda olağan yasama süreçleri işletilerek anayasa
hazırlamanın önü açıldı. Çeyrek asrı aşan “sivil ve demokratik”
anayasa tartışmalarının her aşamasında yer alan bir akademisyen
olarak, ben de anayasa hazırlama çalışmalarına, bu kitabı yazarak
katılmayı uygun buldum.
Kitapta, “anayasa kavramı” açıklandıktan sonra, anayasacılık
hareketinin anlamına uygun olarak hazırlanan demokratik bir
anayasada düzenlenen, “devlet”, “hükümet”, “demokrasi”, “siyasi
parti”, “seçim”, “hak ve hürriyet” konuları incelendi. İncelenen
kavramların kökeni, gelişimi, anayasal anlamı, başlıca anayasalarda ve
Türk Anayasalarında düzenlenme biçimleri karşılaştırmalı olarak
açıklandı. Her bir kavramın, bağımsız olarak okunabileceği dikkate
alınarak, bölümlerin sonuna Türkçe ve İngilizceden seçilen kaynakça
eklendi. Hem öğrencilerinin ders kitabı ihtiyacını karşılayacak, hem
de anayasa tartışmalarına ilgi duyan genel okura yararlı olacak boyutta
kısa ve kolay anlaşılır bir metin ortaya konmaya çalışıldı.
Kitabın anayasa sorunlarımızın doğru anlaşılmasına katkı sağlamasını dilerim.
 
Yorum Yap