- 30 %

Anayasa Hukuku

ISBN: 9786055343316
 40  28
Stokta
  • Açıklama
    ANAYASA HUKUKU
    Prof.Dr. ŞÜKRÜ KARATEPE Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi
    Türkiye’de anayasacılık hareketinin başladığı 19. yüzyılda,
    anayasadan söz edildiğinde, “devlet iktidarının kuruluş ve işleyişinin
    hukukla sınırlı bir düzene bağlanması” akla geliyordu. İktidarın
    sınırlanmasının amacı ise, “yönetilenlerin hak ve özgürlüklerini
    güvenceye almaktı”. 20. yüzyılın ilk yarısında güçlenen otoriter ve
    totaliter sistemlerde, anayasacılık önemli bir anlam kaybına uğradı.
    Dönemin komünist ve faşist rejimlerinde, iktidar partilerinin ideolojik
    amaçlarının gerçekleşmesi, hak ve özgürlüklerden daha önemliydi. Bu
    nedenle anayasaların, iktidarı sınırlama ve özgürlükleri koruma işlevi
    ikinci plana düştü.
    20. yüzyılın ilk yarısında, tarihinin en köklü değişimini
    gerçekleştiren Türkiye, önce geleneksel monarşiden meşrutiyete, daha
    sonra da meşruti monarşiden cumhuriyete geçti. Savaş sonrasının
    olağanüstü şartlarında kurulan cumhuriyet, Batı’da egemen olan
    totaliter sistemlerin de etkisiyle, tek partili siyasi rejim olarak doğdu.
    Tek parti yönetimi, döneminde etkili olan faşist ve komünist
    rejimlerde olduğu gibi, iktidar partisinin ideolojisini anayasaya dâhil
    ederek, devletin resmi ideolojisi haline getirdi.
    1946’da çok partili hayata geçilirken, tek parti yönetiminin
    ideolojik dayanağını oluşturan anayasa hükümleri değiştirilmedi. Çok
    partili dönemde ise, seçimle gelen siyasi iktidarların, tek parti
    ideolojisinin dışına çıkma girişimleri darbelerle bastırıldı. Askeri
    darbe ürünü olan 1961 ve 1982 Anayasaları, asker ve sivil
    bürokrasinin siyasi hayat üzerindeki vesayetini kalıcı hale getirdi.
    Ordu ile yüksek yargı ittifakının darbe tehdidi altında ezilen Türk
    demokrasisi, 20. yüzyılda askeri vesayetten ve tek parti ideolojisinden
    arındırılmış, sivil bir anayasa yapmayı başaramadı.
    1982 Anayasası, yürürlüğe girdiğinde, düşünce, inanç,
    örgütlenme ve siyasete katılma özgürlüklerini sınırlayan otoriter
    hükümleriyle, Türkiye’nin demokratik kazanımları için tehdit
    oluşturuyordu. Neyse ki, ilk haliyle fazla destek bulamayan Anayasa,
    henüz darbeyi yapan generaller yönetimdeyken değiştirilmeye
    başlandı. 1987’den itibaren, ağırlıklı olarak, Avrupa Birliği
    kriterlerine uyum sağlamak amacıyla, 18 değişiklik paketi yürürlüğe
    girdi. Değişiklik paketlerinde, anayasanın demokratik hak ve
    özgürlükleri tehdit eden hükümlerinin çoğu yeniden yazıldı; üçte ikisi
    yenilenen ve sistematiği bozulan anayasa, dil ve anlatım bakımından
    tam bir yamalı bohça haline geldi.
    Siviller tarafından hazırlanan, demokratik ve özgürlükçü bir
    anayasa yapılması konusunda, çeyrek asrı aşan yoğun tartışmaların
    ardından, nihayet 2012’nin başlarında TBMM’de “Anayasa Uzlaşma
    Komisyonu” oluşturuldu. TBMM’de grubu bulunan partilerin eşit
    olarak temsil edildiği Komisyon, uzun bir hazırlık döneminin ardından
    yeni anayasayı yazmaya başladı. Böylece Türkiye’de ilk olarak,
    Parlamentoda olağan yasama süreçleri işletilerek anayasa
    hazırlamanın önü açıldı. Çeyrek asrı aşan “sivil ve demokratik”
    anayasa tartışmalarının her aşamasında yer alan bir akademisyen
    olarak, ben de anayasa hazırlama çalışmalarına, bu kitabı yazarak
    katılmayı uygun buldum.
    Kitapta, “anayasa kavramı” açıklandıktan sonra, anayasacılık
    hareketinin anlamına uygun olarak hazırlanan demokratik bir
    anayasada düzenlenen, “devlet”, “hükümet”, “demokrasi”, “siyasi
    parti”, “seçim”, “hak ve hürriyet” konuları incelendi. İncelenen
    kavramların kökeni, gelişimi, anayasal anlamı, başlıca anayasalarda ve
    Türk Anayasalarında düzenlenme biçimleri karşılaştırmalı olarak
    açıklandı. Her bir kavramın, bağımsız olarak okunabileceği dikkate
    alınarak, bölümlerin sonuna Türkçe ve İngilizceden seçilen kaynakça
    eklendi. Hem öğrencilerinin ders kitabı ihtiyacını karşılayacak, hem
    de anayasa tartışmalarına ilgi duyan genel okura yararlı olacak boyutta
    kısa ve kolay anlaşılır bir metin ortaya konmaya çalışıldı.
    Kitabın anayasa sorunlarımızın doğru anlaşılmasına katkı sağlamasını dilerim.
  • Detaylar
  • Yorumlar (0)
    Bu kitabı değerlendiren ilk kişi olun. Yorumlarınızı ve değerlendirmenizi paylaşın, böylece diğer ziyaretçilerimize bu kitabın kendileri için doğru bir kitap olup olmadığını seçmelerine yardımcı olun.
    Bir değerlendirme yazın
    Yorumunuz
    Puanınız
    Ad
    E-posta