- 20 %

Araftaki Çözüm Süreci Dördüncü Türk – Kürt İttifakı

ISBN: 9786054974115
 9,90  7,92
Stokta
  • Açıklama
    Önsöz
    Elinizdeki çalışma, eşiğine geldiğimiz Dördüncü Türk-Kürt İttifakırsquo;nı
    bir korkuya veya kendine-etmeye kurban vermenin önüne
    geçme amacına odaklıdır.
    Türk-Kürt ilişkilerinin kaderi, hem siyaset hem de akademia
    ldquo;dünyardquo;sında hakkettiği tarihselliği ve güncelliği ölçüsünde tartışılmaktan uzaktır. Daha esef verici olanı, karşı karşıya olduğu tehlikenin asıl ldquo;doğardquo;sı adeta gündem dışına itilmiş durumdadır. Tehlikenin kaynağı ve boyutu Çözüm Sürecirsquo;ni hedefleyen uluslararası operasyonun seçimlerle harlanan galiz polemiklerinin tozu dumanına gark olmuştur.
    Küresel ve yerlisi odakların Süreç merkezli operasyonunun
    seçim sonuçları üzerinden sonuç almak istediği aşikacirc;rdır. Buna göre,
    Erdoğan hükümetini bir önceki yerel seçim oranının (9) altına
    düşürdükten sonra ldquo;asıl hamlerdquo;ye geçme hedeflenmektedir. Cumhuriyet tarihinin ilk devletleşen hükümeti olarak Kürt meselesini kendi iç dinamiği ve öz-iradesi ile hal yoluna koymaya karar vermiş Erdoğan liderliğini, kaotik sokak hareketliliği ile ldquo;alaşağırdquo; etme esas hamle olacaktır. Dolayısıyla İttifak ve Nifak güçlerinin seçimlere yüklenmesi anlaşılırdır.
    Ancak; tehlikenin doğası dediğimiz ldquo;taktik dinamikrdquo; çözümlenip
    çözülemez ise, Hükümetrsquo;in seçimlerde E-50 bandındaki bir
    muhtemel ldquo;oy korumasırdquo; da, topyekün saldırı halindeki tamteşekküllü Operasyonrsquo;un umutlarını kesmeyecek ve bu ulusal kanaldan sonuç almaya çalışacaktır.
    ldquo;Ulusal kanalrdquo;dan meramımız, Ak Parti devletinin İmralı sürecini
    sevk ve idare eden biriminin istişarelerdeki ruhudur. Bu ruhun
    Öcalanrsquo;daki tezahürüdür.
    Bu ruh satırların kendisinden çok daha fazla ldquo;arardquo;lardan saçılırken,
    bunun tartışılmasından kaçma ise, gölette su içmeye çalışırken
    kendi yansımasını görüp kaçma hacirc;linin, felseficirc; metinlerin ünlü rivayetindeki ruhsal çözümlemesini andırmaktadır.
    Yaklaşık üç yılı aşkındır Çözüm Sürecirsquo;nin bu ldquo;korkurdquo;ya, bu
    korkudan korkmaya kurban edilmemesi için feryadediyoruz. Süreçrsquo;in
    bir üçüncütoslaması ile (ki bu, aynı ldquo;ruhsal konseptrdquo; zemininde
    devam edilmesi durumunda kaçınılmazdır) AK Parti ve
    PKK/KCKrsquo;nin altından kalkamayacağı dediğimiz ldquo;yeni çatışma dönemirdquo; ne geçilmemesi için, tabiri caizse kıyameti koparmanın eşiğine gelmiş bulunmaktayız.
    İlgili temel güçleri, en başta da Erdoğan ve Öcalanrsquo;ı ldquo;titreyip
    kendine dönmerdquo;ye çağırarak henüz taze 2. Newroz Mektubursquo;ndaki
    ldquo;öncü sarsıntırdquo;yı haber ederek belirtelim:
    bull; Mektup ldquo;tarihsel rotasına oturtulmuş Türk-Kürt ilişkileri en
    kapsamlı demokratik reformlarırdquo;nı gerçekleştirme sürecinde
    ldquo;iki taraf da birbirlerinin iyi niyetini, gerçekçiliğini, yeterliliğini
    test etmiştir. Bu testten [herşeye] …rağmen iki taraf da barış
    arayışından kararlılıkla çıkmıştırrdquo; derken; Bayıkrsquo;ın Türkçeye
    çevrilen görüntülü mesajı ldquo;AKPrsquo;nin çözüm önündeki en bü-yük engel olduğu ortaya çıktırdquo; ldquo;somut tahlilrdquo;inden hereketleldquo;
    Bu engel ortadan kaldırılmadan çözüm gelişmezrdquo; diyerek
    yakın/acil hedefi belirledi.
    bull; Bu Newrozrsquo;dan dört gün önce KCK Yürütme Konseyi ldquo;tarihicirc;
    bir deklarasyonrdquo; ile ldquo;Hükümet işlevini yitirdi, AKP muhatap
    olmaktan çıktırdquo; diye ilan etti.
    bull; Bu aynı Newrozrsquo;dan bir gün önce, Örgütrsquo;ün reel sesi İMC
    Tvrsquo;de M.Altan ısrarla ve tekrarla ldquo;Öcalan devletin elindeki
    15 yıllık mahkumdur, Kandilrsquo;de olsa nasıl konuşurdu?rdquo; diye
    sorarak PKKrsquo;nin ve Kürtlerin onu aslında dinlememesini
    salık verdi.
    Birinci Newroz Mektubursquo;ndaki hayal ile gerçek, diğer bir ifade ile,
    Öcalanrsquo;ın stratejisi ile Kandilrsquo;in taktiği arasındaki ldquo;reel durumrdquo;
    İkinci Mektuprsquo;taki ldquo;görüntürdquo;den daha az net değildi:
    bull; Mektup ldquo;Kürtler özbenliğini, aslını ve kimliğini yeniden kazandı,
    lsquo;artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsunrsquo;
    noktasına geldik…Artık silahlı unsurlarımızın sınır ötesine çekilmesi
    aşamasına gelinmiştir.rdquo; derken, çekilme yüzde
    20rsquo;nin altında kaldığı gibi, Kandil müteakip bütün açıklamalarında
    ldquo;adımlar atılmazsa çıkanları da geri sokarızrdquo;
    diyegelmektedir.
    bull; Öcalan buna hiç bir şey dememektedir.
    bull; Devletin İmralı birimi ise ldquo;görüntürdquo;yü görüp kaçar gibidir.
    Önümüzdeki ldquo;ruhrdquo; şudur:
    Devlet de Öcalan da ldquo;silahların kudretirdquo; üzerinden görüşmeleri
    sürdürmeye devam etmektedir. Rivayet edilir ki, İkinci Dünya Savaşı sonrası günlerde Stalinrsquo;e Paparsquo;nın kendisi ile görüşmek istediği
    iletilir. Stalin duymamazlıktan gelince, duymadığını sanan ileticinin
    tekrarlaması üzerine Stalin, ldquo;Paparsquo;nınkaç tümeni var?rdquo; diye sorar…
    Ama bu yetmiş yıl öncenin Soğuk Savaş konseptinin görüşme ruhu idi.
    Öcalanrsquo;ın Savunmalarrsquo; ının temel tezi olan ldquo;Dördüncü Türk-
    Kürt İttifakırdquo;nın önündeki yegane tehlike İmralı görüşmelerindeki
    bu ldquo;ruhrdquo;tur. Uluslararası ve yerli uzantısı odakların üzerinde en sonuç-alıcı operasyon yapacakları alana kapıyı sonuna kadar açık tutacak olan da bu ldquo;ruhrdquo;tur.
    İmralı Savunmalarırsquo;nın satır ve aralarında sivil siyasetin felsefesinin
    ve ldquo;tarihi yaşama ruhurdquo;nun gezindiğini enaz on yıldan beri
    tekraredegelirim. Ancak öyle anlaşılıyor ki; İmralı ldquo;görüşmeler birimirdquo; ndeki güç-ordu-silah besili ldquo;devlet aklırdquo; Öcalanrsquo;ı silahla siyasetruhuna geri çekmektedir.
    Çatışma döneminin ruhsal formasyonundan öte bir emare taşımayan
    figürlerden oluşan İmralı heyetlerinin taşıdığı ldquo;devrimin
    ayak seslerirdquo; de buna binince, Öcalan temel Savunmalarrsquo;ında gezinen ruhundan alarm-verici bir düzeyde kopmaktadır. ldquo;Devrimler
    dönemi kapandı, asıl dönüşüm evrimseldirrdquo; diyerek sosylaist literatüre 21. yüzyıl perspektifi veren Öcalan, can-havli mücadelesindeki Suriye Kürtlerirsquo;nin ldquo;ro devrimirdquo; ile dünyaya İsviçre kantonlarından daha demokratik bir ldquo;numunerdquo; sunduğunu söyleyecek kadar ldquo;devrimcirdquo; bir noktaya çekildi.3 Bu Newroz mektubunda halkı ldquo;en devrimci duygularrdquo;ıyla selamlayacak kadar 70rsquo;lerin ldquo;devrimci heyecanrdquo; ına meylettirilmektedir.
    3 Araştırmaya değerdir ki, olası bir referendumda Suriye Kürtleri, Kırımrsquo;ın Rusyarsquo;ya katılma oranından daha yüksek bir oranla Türkiyersquo;ye katılacak kadar Türkiye Kürtlerirsquo;dirler.
    ‘…O halde halkların başarılı olduğu hiçbir devrim yokturrsquo; denilebilirrdquo; den (2004)4 ldquo;devrimci halk savaşırdquo;nın uzun-uzun analizlerine (2012),5 ldquo;ulusal kelimesini KNKrsquo;den6 çıkarıp yerine lsquo;halkrsquo; koyunrdquo; ve ldquo;kapitalist pazar ulusun rahmidirrdquo;den, önüne ldquo;demokratikrdquo; koyunca kapitalist pazarın rahminden ldquo;ulusrdquo;u çekip kurtaracağını düşünecek kadar, Öcalan ldquo;devrimci savaşcırdquo;lığa ve ulusculuğa rücu etme sürecindedir.
    Sadece Türk-Kürt ilişkilerinin geleceği değil, Öcalanrsquo;ın siyaset
    ve ldquo;özgürlükrdquo; geleceği de silah/şiddet ihtimalinin sıfırlandığı bir
    sivil siyasetten geçtiğini bilmemek için 60-70rsquo;li yılların ruhhacirc;line tutuklanmış olmak gerekir. Öcalanrsquo;a özgürce siyaset yaptıracak olan, silahın kendisini de gölgesini de tümden devreden çıkarmış, şiddeti ve kırıp-dökmeyi defterinden silmiş bir sivilörgütleşme eylemliliğidir. Öcalanrsquo;ın böyle bir sivil potansiyeli silahlı gücü ile karşılaştırılmayacak kadar fazladır.
    Reel PKKrsquo;nin ndash; Sümer Rahip Devletirsquo;nin ldquo;toy yıllarrdquo;ına kadar
    uzanan iktidar köklerinin Sovyetik sinmişliği ile ndash; devreye sokmaya
    yanaşmadığı da Öcalan karizmasının bu potansiyelidir.
    ldquo;Bu kış komünizm gelecekrdquo; türünden ldquo;Önderlik bu bahar özgür
    olacakrdquo; naralarının, Türk milliyetçilğini kaşıyarak MHPrsquo;yi rsquo;ye
    doğru tırmandırmaktan başka bir işe yaramadığını ndash; dolayısıyla
    ldquo;Önderlikrdquo;in ömrünü İmralırsquo;da tamamlama sürecinin taşlarını döşediğini ndash; idraktan kaçıracak kadar Öcalanrsquo;ın basireti ldquo;devrim heyecanırdquo; ile kelepçelenmiş ise, burun-buruna olduğumuz tehlike ldquo;sonuçta Kudüsrsquo;e kral olma arzusurdquo;nun Hz. İsarsquo;yı çarmıha götürmesinden daha küçük değildir.
    Ancak daha ağırlıklı ve daha ağrılı ihtimal, örgütünün bu ldquo;doğardquo;
    sını bilen Öcalanrsquo;ın başka bir iş-yapar yol bulamama korkusundan
    ldquo;silahla siyasetrdquo; seçeneğine yapışık durmasıdır. Bu masum bir
    subjektif korku olabilir, fakat objektif bir intihardır.
    Özetle ldquo;adım atılmazsa sınır ötesine çekilenler de geri gelirrdquo;in oldukça makul algılandığı yerde ldquo;silahlar susmuş siyaset konuşuyorrdquo;
    demenin bir kıymeti harbiyesi yoktur. Silahla siyasete devam ediliyor ve bunun çözüme değil, kimsenin altından kalkamayacağı en
    hafifinden ldquo;Ukraynaicirc;rdquo; bir çöküme götüreceğini görmemek için gafletten de öte bir hacirc;le yakalanmış olmak gerekir.
    Çünkü Öcalanrsquo;ı ve Türk-Kürt ilişkilerini ldquo;düzerdquo; çıkaracak
    olan sivilleşmiş bir örgüt-ve-siyasettir.
    Seçim ldquo;arbederdquo;sinden çıktıktan hemen sonra Ortakvatanrsquo;ın
    ortaklığına inanan herkesin yeni bir hayatiyetle odaklanmak zorunda olduğu yer burasıdır.
    Ali Kemal Özcan
    27 Mart 2014
    Dersim
  • Detaylar
  • Yorumlar (0)
    Bu kitabı değerlendiren ilk kişi olun. Yorumlarınızı ve değerlendirmenizi paylaşın, böylece diğer ziyaretçilerimize bu kitabın kendileri için doğru bir kitap olup olmadığını seçmelerine yardımcı olun.
    Bir değerlendirme yazın
    Yorumunuz
    Puanınız
    Ad
    E-posta

Tüm Sonuçları Göster